Diyet ipuçları
13 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Diyet Yapacak Olanlar için Öneriler.
Diyet Uzmanı Uz. Dr.Aydın Kırışık
Obezite: Bedenin yağı kütlesinin yağsız kütleye oranının aşırı artması sonucu, boya göre ağırlığın arzu edilen düzeyin üstüne çıkmasıdır. Hastalığın oluşumunda genetik ve çevresel faktörler değişik oranlarda rol oynar. Şişmanlığın tanısında kullanılan en pratik yöntem Beden Kitle Endeksi (BKI)’dir.
BKI= Beden Ağırlığı (kg) formülüyle hesaplanır.
Boy (m)2
BKI
18.5 kg/m2
Zayıf
18.5-24.9 kg/m2
Normal (sağlıklı)
25-29.9 kg/m2
Fazla Kilolu
30-39.9 kg/m2
Obez
40 kg/m2 üstü
Morbid Obez
Bedenin yağ dağılımını belirlemede bel çevresinin, kalça çevresine oranı kriter olarak alınır. Bel ve kalça oranı kadınlarda 0.8′I, erkeklerde, 1′I aşmamalıdır. Bel çevresi ölçümü: Kadın 88 cm. Ve üstü ise obezite riskinin artığı görülür.
Obezite Risk Faktörleri · Fiziksel aktivitede azalma · Beslenme alışkanlıkları · Yaş · Cinsiyet (kadın) · Irksal faktörler · Eğitim düzeyi · Evlilik · Doğum sayısı · Sigarayı bırakma · Alkol
Obezitenin oluşumunda asıl neden enerji dengesindeki bozulmadır.
Enerji alımı= Enerji tüketim
Enerji tüketimi= Bazal metabolizma (%70) + Termogenez (%10) + Fiziksel aktivite (%20) Şayet enerji alımı enerji tüketiminden fazla olursa, alınan fazla enerji vücutta yağ olarak depo edilir ve obezite oluşur.
Obezitenin Sonuçları ve Komplikasyonları
-Metabolik
Hiperinsülinemi, Tip 2. Diabetus Mellutus, Hipertansiyon, Hiperlipidemi, Kardiyoavsküler problemleri, Steatoz
-Mekanik
Solunum hastalıkları, Reflü özofajit, Safra kesesi taşı, Osteoartroz, Tapuk dikeni, Deri hastalıkları
Obezite Tedavi İlkeleri
1) Eğitim
2) Diyet
3) Egzersiz
4) Davranış tedavisi
5) İlaç tedavisi
6) Cerrahi tedavisi
Obezite Tedavisinde Diyet
Obezite tedavisinin amaçları: Bireyin; yaş, cinsiyet, vücut ağırlığı, boy, aktivite düzeyi, sosyo-ekonomik durumu, çalışma koşulları, eğitim düzeyi ve beslenme alışkanlıklarına uygun, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlamak ve bunun neticesinde bireyi zayıflatmaktır.
Bireyin beslenme alışkanlıklarını saptamak için: Daha önce diyet yapıp yapmadığı, yemek yeme sıklığı, zamanı, yemek yeme hazırlama ve pişirme yöntemleri, sevip sevmediği besinler öğrenilmelidir.
Diyet Tedavisinin Başarılı Olması İçin
1) Birey tedaviyi kesinlikle istiyor olamlı.
2) Bireye uzun sürede yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırılmalı.
3) Doktor ve diyat uzmanı ile sürekli iletişimde olmalı.
4) Diyet uzmanının verdiği diyet, egzersiz tedavisi aynen uygulanmalı.
5) Bilinçli ve sabırlı olmalı.
6) Diyet bireye özgü düzenlenmeli.
7) Zayıflama süresi doğru saptanmalı.
Sık aralıklarla beslenmelidir. Sık aralıklarla beslenerek zayıflamanın faydaları nelerdir? Gereğinden fazla yemeyi ve kaçamakları önler. Çünkü sık sık beslendiğiniz için açlık hissi duymazsınız. Acıkmayı önlediği için sonraki öğüne çok acıkmamış olarak ulaşacağınız için daha az besinle doyarsınız. Ayrıca her öğün sonrasında besinlerin termojenik etkisiyle, enerji harcaması artar. Kilo verdiğiniz zaman, verdiğiniz kilonun büyük kısmı yağ kitlesinden olması gerekir. Kaybettiğiniz ağırlığın %75′I yağ kitlesinden, %25′I yağsız doku kitlesindendir. Yağsız dok kitlesi kaybının %25′I geçmemesi gerekir. Önemli olan, sadece vücut ağırlığının azaltılması değil, kaybın yağ kitlesinden gerçekleştirilmesidir. Şişman kişilerde, yağ gelen enerji oranı %10 azaltıldığında, ağırlık kaybı 1 yılda ortalama 5 kg. Ya da daha fazla oluşmuştur.
Diyet Yağını Azaltmak İçin etli yemeklere yağ katmayınız.Yemeklere konan yağ miktarını azaltınız. Yemeklerin suyundan daha çok posa kısmını tercih ediniz. · Bol sebze ve meyve tercih ediniz. Taneli tahılları tüketiniz. Kırmızı et yerine derisiz tavuk, hindi ve balığın beyaz etlerini tercih ediniz. Mayonez kullanmayınız. Yağlı yiyeceklerden uzak durun, (rus salatası gibi) Cips, yağlı patlamış mısır, yağlı kraker, börek, çörek, pasta v.b. yiyecekleri tüketmeyin ya da seyrek ve az miktarda tüketiniz.
Doğru Besin Seçimi İçin Öneriler
1) Günde en az 3 ana öğün + ara öğünler.
2) Yavaş yavaş ve çok iyi çiğneyerek yemek yenmeli.
3) Yemek yerken çorba veya salatayla başlayınız.
4) Bol su içiniz.
5) Başkasının tabağından uzak durunuz.
6) Unutmayın, çok sevilen çok yenir. Şunu da unutmayın; bir lokma yeseniz de!
7) Daha fazla sebze, mevye ve tahıl grubunu tercih ediniz.
Yemeklerinizi küçük porsiyonlar halinde tüketiniz.
9) Yağ oranı düşük besinler tercih edilmeli.
10) Dışarıda mütevazı yemekleri seçiniz.
Alışverişe çıktığınızda ise şunlara dikkat ediniz: Aç karınıza alışveriş yapmayın, alınacakların listesini çıkartın, tehlikeli reyonlardan (tatlı, cips, çikolata v.b.) ve hazır besinlerden uzak durun.
Yemeklerin Hazırlarken Dikkat · Basit yemekler hazırlanmalı. Kızartma yerine fırın, haşlama ya da ızgara tercih edin. · Krema yerine un, nişasta, patates kullanın. Yağ yerine, lezzeti arttırmak için baharat ve taze otları kullanın. Etlerin yağlarını ayırın. Pişirirken atıştırma huyunuzdan vazgeçin. Unutmayın “damlaya damlaya göl olur”. Pişirirken yağsız tavalar kullanın. Tariften yemek hazırlıyorsanız, tariftekinin yarı kadar yağ katın. Katı yağ yerine, sıvı yağı tercih edin.
Yemek Yerken Dikkat
Evde: · Fazla yağlı ve kalorli yiyecekler gözden uzak olmalı. · Tv izlerken yemek yeme huyundan vazgeçin. · Ayakta değil masada yemek yiyin. · Yemeğinizi küçük tabakta, salatanızı büyük tabakta alın. · Tabağı tam doldurmak zorunda değilsiniz. Önce gözümüz doymalı.
Dışarıda: · Evden aç çıkmayın. Ekmek sepetini masada bulundurmayın. Susuz yemekleri tercih edin. Izgara ve fırındakiler tercih edilmeli. Fazla kaçırmışsanız bir sonraki öğün veya günde kısarak telafi edin. Haftada bir kez tartılın. Sabah, aç karnına, aynı tartı ve aynı giysilerle tartılın. · Menstruasyon öncesi (vücut su tutacağı için) ve konstipasyon sorununuz varsa (bağırsaklar dolu olacağı içi yapacağınız ölçüm yanıltıcı olabilir.
Site ici Aramalar: Diyet ipucları, Diyet tavsiyeleri, Diyet teknikleri, Diyet önerileri, zayıflama teknikleri , zayıflama yöntemi , Diyet yöntemleri
Diyet hataları şişmanlık nedenleri
13 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Şişmanlık ; Vücut ağırlığının istenilenden fazla olmasıdır.Vücut ağırlığını, gıdalarla alınan enerji ile harcanan enerjinin birbirine eşit olmasıyla dengede tutabiliriz. Eğer alınan enerji harcanan enerjiden fazla ise vücutta fazla miktarda yağ depolanır ve bu da şişmanlığa neden olur.
Şişmanlığa; çok yemek yeme, fiziksel aktivitenin az olması, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonel bozukluklar sebep olabilir. Bunlar arasındaki en büyük etmen de çok fazla yemek yemektir. Zayıflamak için kişinin harcadığı enerjinin, aldığı enerjiden daha çok olmasına dikkat etmeli ve fiziksel aktivitesini artırmalıdır.
Bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekmektedir; İlk etapta birey, diyette başarılı olmak istiyorsa beyin olarak diyete hazır olup olmadığını düşünmesi gerekir. Eğer kişi buna hazır değilse diyeti tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşecektir. Bireyin hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalı, bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. Fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarılı olunamaz. Hatta birey diyet yapmaya başladığı kilonun da üzerine çıkabilir. Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir diyet uzmanı tarafından, o kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına,cinsiyetine, iş koşullarına, bazal metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) uygun diyet programı belirlenmelidir. Herkesin aynı diyeti yapması söz konusu olamaz. Her bireyin kişisel özellikleri farklı olacağından diyete vereceği cevap da farklı olacaktır. Kimi sağlıklı bir şekilde kilo verirken diğer bir kişi hiç kilo veremediği gibi metabolizmasına uygun olmadığı için birçok, geri dönüşü zor sağlık problemleri ile karşılaşabilir. · Diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireyler tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç 19.00 arası19.30 saatleri arasında yenilmelidir. · Diyetler genelde üç ana ve üç ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önem verilmeli. · Diyet içersinde, her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile bulunmalıdır. Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır. Diyet sırasında en az 2 – 2,5 litre su içilmelidir. Herhangi bir sağlık problemi yok ise, bu miktarın üzerinde içilen su böbrekleri gereksiz yere çalıştıracaktır. Sular yemeklerden önce içilmeli yemek arası veya yemekten hemen sonra içilmemelidir. Diyet sırasında koşullar el verdiği sürece spor yapmalıyız. Ne yazık ki günümüz şartlarında spora pek vaktimiz kalmıyor. Bu nedenle günlük hayatta mümkün olduğunca hareketli olalım. Mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın mesafelerde yürümeyi tercih edelim. Genelde beyaz ekmek tüketenler diyet sırasında kalorisi azalacağı düşüncesi ile ekmeği kızartırlar. Fakat bu şekilde sadece ekmekte su kaybı olurken, kalorisinde hiç bir değişiklik olmamaktadır. Aynı zamanda bu uygulamayla protein kaybı da söz konusudur. Yine aynı şekilde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. Bunların vücuttaki yağları eritmek gibi fonksiyonları yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır. Meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zenginlerdir. Aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık problemi varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır. Kepekli ekmek, meyve ve sebzeler gibi posa oranı yüksek bir besindir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. Aynı zamanda kalori değeri daha düşüktür. · Kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunan ürünler diyet süresince fazlasıyla tercih edilir. Fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. Bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar… vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir. Yapılan en büyük hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesi ve diyet süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. Bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanında bazı davranış değişiklikleri de yapmak gerekir.
Örneğin; · Alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her zaman tok karnına alış veriş yapmak, Tabağı çok doldurmamak, · Yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve gereksiz yere masa başında vakit geçirmemek, Fast-food türü besinlere, hamur işlerine ve tatlılara ağırlık verilmemek, gibi örnekleri geniş tutmak mümkündür.
Site ici Aramalar : Diyet yaparken dikkat, Diyet hatası, Diyet hataları nedir, Diyet hata cozumleri, Diyet nasıl yapılmalı
Diyet günlüğü
13 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Bir kez kendini forma girmeyi aklına koyanlar için kolaylık sağlayacak bir yol yiyecek ve egzersizin günlüğünü tutmaktır. Kendinize şöyle güzel ve canınızın yazmak isteyeceği bir defter alırsanız, bu işi zevkle yapabilirsiniz. Defterinizi aldıktan sonra ilk önce bütün vücut ölçülerinizi yazın. Karşısına da ulaşmak istediğiniz ölçüleri not edin. Sonra sabah kalktığınız andan yatana kadar bütün yediklerinizi, ölçüleriyle birlikte bu deftere yazın. Bunu bir tür kontrol mekanizması olarak düşünebilirsiniz. Ayrıca yemek yerken moralinizin nasıl olduğunu da not etmenizde yarar var. Gerçekten aç olduğunuz için mi, stresli olduğunuz için mi yoksa mutlu olduğunuz için mi yediniz? Yaptığınız egzersizleri ve ne kadar süreyle yaptığınızı da not alabilirsiniz. Bir saat mi, yarım saat mi yoksa 20 dakika mı egzersiz yaptınız ve gün içindeki genel moral durumunuz nasıldı? Böylece tuttuğunuz günlük sayesinde her gün formunuzu korumak için ne yaptığınızı görebilir ve hedeflediğiniz ölçülere sistemli bir şekilde ulaşabilirsiniz.
Enerjinizi Doğru Kullanın
Kendiniz zorlamadan da kalorilerinizden kurtulabilirsiniz. Bunu için bazı küçük ipuçlarını öğrenmeniz yeterli.
Ağırlık çalışın: Kaslar, metabolik olarak yağlardan daha aktiftir. Yarım kilo kas kütlesi günde 30-50 kaloriye ihtiyaç duyarken yarım kilo yağ kütlesi sadece iki kalori yakar. Bu yüzden kaslarınızı çalıştırmalısınız.
Egzersiz sürenizi iyi ayarlayın: Yapılan son araştırmalarda haftada üç kere 40 dakikalık egzersiz yapan bir grubun, hafta da iki kez daha fazla yağ yaktığı ortaya çıkarılmış.
Kahvaltı şart: Kahvaltıyı atladığınız zaman vücudunuz yarı- ölü derecesinde açlık durumuna geçer.uyandıktan sonra bir-iki saat içerisinde karbonhidrat, meyve ve protein içeren 200-300 kalorilik bir kahvaltı yapmak en iyisidir.
Sigarayı Bıraktığım Zaman Kilo Alır mıyım?
Yapılan çalışmalar sonucu, sigarayı bırakan kadınların %70’nin yaklaşık beş kilo kadar aldıkları ortaya çıkmış. Bunu sebebiyse, günde bir paket sigara içenlerin metabolizmalarının yavaşlaması ve 200 kalori daha az yakmalarıdır. Sigarayı bıraktıktan sonra diyet yapmaya çalıştığınız zaman stresiniz daha da artabilir. Onun yerine fiziksel aktivitelerinizi arttırmanızı öneriyoruz. 200 kalori veya daha fazlasını yakmanızı sağlayacak bazı sporları yapabilirsiniz; yarım saat aerobik, yirmi dakika yüzme ya da kırkbeş dakika yürüme gibi.
Beslenin
Genel Sağlık Bülteni’nde yer alan bir habere göre, çok öğüne bölünmüş beslenme alışkanlığı, kandaki kolesterol seviyesini düşürerek, kalp sağlığını olumlu yönde etkiliyor. Yeni Zelanda’da dokuzu erkek, onu kadın olmak üzere toplam ondokuz kişi üzerinde bir araştırma gerçekleştirilmiş. Araştırmaya katılan denekler, aynı miktar enerji içeren bir diyeti günde üç ya da dokuz öğün şeklinde uygulamak üzere rastgele gruplandırılmış ve her iki grupta yer alan kişilerin kolesterol düzeylerinde değişiklikler olduğu gözlenmiş. Sonuçta dokuz öğüne bölünmüş bir diyet uygulanan gruptaki kişilerin kan kolesterol seviyelerinde belirgin bir düşüş görülmüş.
Ağrıyan Kaslara Hızlı Çözümler
Isınma: Egzersiz yapmak kasların kısalmasına neden olur.egzersizden önce ve sonra yaptığınız ısınma hareketleri ise, esnekliği arttırır ve gerginliğinizi ortadan kaldırır.
Buz gibi su: Sıcacık bir banyo yapmayı aklınızdan çıkarmalısınız. Soğuk su kan damarlarının büzüşmesini sağlar ve dolaşımı düzene sokar.
Masaj: Yaptığınız çalışma zorlaştıkça daha sık masaj yapmalısınız. Çünkü masaj, stres ve gerilimi azaltmanın en iyi yollarından biridir ve egzersizle birlikte vücudun şekillenmesine yardımcı olur.
Spor Yapmak için En İyi Zaman
Uzmanlar spor yapmak için en uygun zamanın öğleden sonra veya akşamları olduğunu söylüyorlar. Çünkü bu zamanlarda kuvvet ve esneklik dorukta oluyor. Ama eğer yarış gibi bir aktiviteye katılacaksanız, vücudunuzun alışık olduğu ve performansının en yüksek olduğu zamanı değerlendirebilirsiniz.
Göz Egzersizi
Vücudunuzun diğer bütün bölgelerini çalıştırmak için spor yapabilirsiniz ama hiç göz egzersizi yapmayı denediniz mi? Göz egzersizi, göz küresinde ki ve göz çevresindeki kasların gerginliğini azaltan bir egzersizdir. Bunların ilki şöyle: Rahatlama tekniği için gözlerinizi ellerinizle kapatın. Her gün 20 dakika boyunca avuç içlerinizi bombeli şekilde gözlerinizin üzerine kapatın. Bir diğer egzersiz de şöyle: odanın ortasında gözleriniz açık bir şekilde durun. Vücudunuzun üst tarafını öne, arkaya, sağa ve sola olmak üzere 90 derecelik açı yapacak şekilde bükün.
Zayıflamak
Fiziksel görünüm her çağda ve her yaşta önemini korumuş. Tıp literatüründe bir hastalık olan şişmanlık psikolojik, sosyal, kalıtsal ve beslenme şekliyle geleneksel çok boyutlu bir sorun. Aslında şişmanlık, beslenme alışkanlığındaki bir tür bozukluk olarak yorumlanmalı. Tedavisi ve önlenmesi pekala mümkün. Öncelikle siz kilolarınızın neden kaynaklandığını, hangi düşmanla savaşacağınızı bilmelisiniz. Sorunu ancak bu şekilde çözüp savaştan galip çıkabilirsiniz. Neden çok yiyorsunuz? Düşündüğünüzde açlık dışında da sebepler bulacaksınız. Yorgunluk, sıkıntı, moral bozukluğu, depresyon, stres, yanlış beslenme, geçirdiğiniz ameliyat ve doğumlar, hormonal ve genetik sorunlardan kaynaklandığı için olabilir mi? Zayıflamanın bir diğer tanımının, gerektiği gibi dengeli beslenme olduğunu unutmamalısınız ve bunu yaşamınız boyunca alışkanlık haline getirmelisiniz.
Fazla kilolar cilt altı yağ dokusunda ki yağ hücrelerinin hem hacim hem de sayı olarak artmasıyla ortaya çıkıyor. Bir kişiye şişman diyebilmek için, normal kilosunun yüzde onbeşi kadar daha kilolu olması gerekiyor. Normal kilonun yüzde 20 fazlası ise “aşırı şişman”ı gösteriyor. Çeşitli yöntemlerle fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Uygulayacağınız farklı diyetlere göre yapmanız gerekenler de değişiyor; bir diyet sistemine göre kalori hesabı yaparak boğazınıza hakim olmak zorundasınız, bir diğerine göre, gönlünüzce yiyerek kilo verebilirsiniz. Ama gerçek olan şu ki; diyet beyinde başlıyor. Buna karar verecek olan kesinlikle sizsiniz, etrafınız değil. Zayıflamaya karar verdikten sonra bunu ne için yaptığınız önemli. Sağlığınız için mi? Estetik için mi? Kararınızı verdikten sonra mutlaka ama mutlaka bir doktor ve diyetisyene başvurmalısınız. Çünkü, her beden tipi özel. Bu yüzden herkesin farklı türde bir diyet yapması gerekiyor.
Kilo alma nedenleri:
Lezzet ağırlıklı beslenmenin ön plana çıkması; kırmızı et ve şarküteri alkol, fazla yağlı, rafine gıdaların tüketilmesi; zaman darlığından dolayı pratik gıdalara yönelinmesi, teknolojik gelişmeler, bedensel hareketlerin oldukça azalması, metabolizmada gereksiz zorlamalar oluşturan vitamin ve doping kullanılması, sinir sisteminin, kendini ağız yoluyla tatmini arzulaması, stres, stres sonucu düşen kan şekerini artırmak için şekerli gıdalara yönelinmesi, düzensiz beslenme, iyi çiğnememe, acele ve ayakta yemek yemek,
Fazla Kilolarla Gelen Hastalıklar
Şişmanlık, özellikle ileri yaşlarda pek çok hastalığın temelini oluşturduğu gibi çok ciddi bir dengesizlik yaratır vücutta.Yüksek tansiyon, şeker, kalp, dolaşım bozuklukları, nefes darlığı, eklem ve kas rahatsızlıklarıyla sosyal ve psikolojik sorunlar hep fazla kiloyla bağlantılıdır. Vücut sisteminin tüm hücrelere kan pompalaması, gıda, oksijen göndermesi ve temizlemesi gerekir. Oysa her fazla kilo bedene ekstra yük getirir ve gittikçe bir yetersizlik başlar. Bu yüzden bir çok doktor şişmanlığın temel bir rahatsızlık olduğunu düşünür.
Ilık Su İçiniz
Kokusuz, renksiz ve kendine has tadıyla su, milyonlardır hayatımızda ki önemini koruyor. “su gibi aziz olun” dedirtecek kadar baş tacı edilen bu sihirli sıvı vücudumuz için vazgeçilmezlerin başında geliyor. Organizmanın yüzde 60’ını su oluşturuyor.Bunun 2,5 litresi her gün idrar, ter ve solunum yollarıyla tükeniyor. Dolayısıyla vücudun ihtiyacı olan su miktarının 1/3’ünü besinlerden, geri kalanını ise sıvı içeceklerden karşılamalıyız. Bunun da başında su geliyor. Bir günde ortalama 1,5 – 2 litre su içilmeli. Suyun zayıflatıcı özelliğini ise unutmamalı. Ancak ılık veya sıcak içildiği sürece. Çünkü su soğudukça hücre içine girme özelliği azalır ve metabolizmayı hızlandırma özelliği düşer. Sıcak su ise hem hücre zarından içeri rahatlıkla girer hem de yağları eritir. Suyun ısısı arttıkça sahip olduğu kinetik enerji artar ve bu da metabolizmayı hızlandırır.
Bitkisel Çaylar
Organizmayı temizlemek, dolaşımı hızlandırmak, yağları eritmek ve enzimleri harekete geçirmek için bitkilere de ihtiyacımız var. Doğrusunu seçmek ve kullanmayı öğrenmek şartıyla. Bitkiler, zayıflama diyetlerinin destekleyicisidirler. Bitki örtüsü açısından zengin bir ülkede yaşadığımızı unutmayın. Aktarlardan veya herbalistlerden dilediğiniz bitkileri bulabilirsiniz. Yaşamınızı bitkisel çaylarla renklendirerek sağlıklı ve zayıf kalabilirsiniz. En ideali rezene ve adaçayıdır.
Mutlaka Yürüyün
Yapacağınız diyeti herhangi bir egzersizle de destekleyebilirsiniz. Ama ideali en ideali yürüyüş yapma. Üstelik en kolay egzersizde yürüyüş. İstediğiniz her yerde, her zaman yürüyebilirsiniz. Yürümek, duraklamadan, aynı tempoda, aynı adımlarla ilerlemek demek. Yürüyüşten en üst düzeyde yararlanabilmek için bir program dahilinde uygulamalısınız. Saptayacağınız günlerde, aynı saatte yürümeye gayret edin. Vücut biyoritiminizin yüksek olduğu, yani sizin için en uygun ve en enerjik olduğu zamanı seçmelisiniz. Yürüyüş, her şeyden önce kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlar. Bu yeni alışkanlığınızdan ilk kazançlı çıkacak olan kalp ve damar sisteminiz olur. Beyin dokularınız daha çok oksijene kavuşur ve daha sağlıklı düşünürsünüz. Vücudunuzdaki kaslar çalışır, kan dolaşımı harekete geçer, böylece vücudunuzdaki yağlar kasa dönüşmeye başlar. Yağlar kasa dönüşmeye başlayarak forma girersiniz. Fazla kilolardan da yavaş yavaş kurtulursunuz. Düzenli yürüyüş sonunda vücudunuz dayanıklılık kazanır. Yürüyüşün daha pek çok yararları var:menopoza bağlı olarak kırılganlaşan kemiklerin yoğunluğunu korur, tansiyonu düşürür, yorgunluğa karşı direncinizi artırır, stresi ortadan kaldırarak gerilimi giderir, rahat uyumanıza yardımcı olur, vücut kaslarını dinlendirip gevşetmesinin yanı sıra kuvvetlendirerek, enerjik olmanızı sağlar.
Yürüyüş yaparken en ideali spor bir ayakkabı giymeniz; ayağınızın tabanını destekleyen adımların vücudunuzda oluşturacağı darbeleri azaltan ve esnek tabanlı bir ayakkabı seçmelisiniz. Yürüyüş sırasında göğüsleriniz ve omuzlarınız ileride, karın içeride ve dik olmalısınız. Gereğinden fazla ileri hamle yaparak yürümeyin. Adım aralıklarınızın eşit olmasına dikkat edin. Dirseklerinizi çok fazla geniş bir açıyla tutmayın, birbirine yakın olmasına dikkat edin. Yürüyüşe yavaş yavaş başladıktan sonra hızınızı artırın ama bunu asla abartmayın. Vücudunuzun sesini dinleyin; eğer çok yorulduysanız biraz yavaşlayın. Hızlı nefes alıp verdiğiniz halde bu sizi rahatsız etmiyorsa, hızınızı kesmeye gerek yok demektir. Unutmayın, daha uzun yürümek için koşarcasına hızlanmasına gerek yok; on dakikalık tempolu bir yürüyüş beş dakikalık çok hızlı bir yürüyüşten daha yararlıdır.
Bitki çayı zayıflatmaz
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Sağlık Bakanlığı, zayıflamak uğruna sürekli bitki çayı içenleri boş hayale kapılmamaları için uyardı. Bakanlık, “Bazı bitkiler bağırsakları çalıştırır ve idrar sökücü özellik gösterir. Ama hiç bir bitki çayı zayıflatmaz” uyarısında bulundu.
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Gıda Güvenliği Daire Başkanlığı’nca hazırlanan, “Gıda, Su ve Beslenme Konusunda Sık Sorulan Sorular” isimli kitapta yer alan bilgilere göre, bitki çaylarının hiç bir zayıflatıcı özelliği bulunmuyor. Bazı bitkilerin bağırsakları çalıştırdığını, bazı bitkilerin ise idrar sökücü özelliği bulunduğunu belirten Sağlık Bakanlığı, “Ancak hiçbir bitki zayıflatmaz. zayıflamak için uzman kişilerin hazırladığı beslenme programları uygulanmalıdır” uyarısı yaptı.
Su içmenin zayıflamaya olumlu etki yapacağını vurgulayan bakanlık, diyet yaparken vücudun susuz kalmamasına dikkat edilmesi önerisinde bulundu. Suyun midede doluluk hissi uyandırması ve bağırsak hareketlerini artırması gibi etkilerinden dolayı zayıflatıcı özelliği bulunduğunun altını çizen bakanlık, ancak zayıflama diyetleri uygulanırken su içme isteğinin azalabildiğini, bu durumda vücudun su ihtiyacının mutlaka karşılanmasını istedi.
Zayıflığı, “Vücut ağırlığının olması gerekenden daha düşük olması” olarak nitelendiren Sağlık Bakanlığı, söz konusu kitapta zayıf kişilere şu önerilerde bulunuyor:”Zayıflık uzun süren eksi enerji dengesi sonucu oluşur. Çocukluk ve gençlik yıllarındaki eksi enerji dengesi, büyümeyi etkiler. Yetişkinlikte çalışma verimini düşürür. Vücudun dış etkenlere ve enfeksiyonlara karşı direncini azaltır. Zayıflığın nedeni ortaya konduktan sonra önlenmesine geçilmelidir. Eğer zayıflık yiyeceklerin vücutta kullanılmasıyla ilgili bir bozukluktan ileri geliyorsa örneğin barsak parazitleri varsa öncellikle bu tedavi edilmelidir. Diyet tedavisinde, enerji bireyin harcamasından daha yüksek olmalı mümkünse proteinin kalitesi yüksek olmalıdır. Enerji artışına bağlı olarak vitamin ve mineral alımı artırılmalıdır. Diyette özellikle enerji değeri yüksek besinlere yer verilmelidir. Sütlü tatlılar, meyve suları ve yağlı tohumlar diyette yer almalıdır. Normal ağırlığa yaklaşıldıktan sonra diyetten şekerlerin ve tatlıların gerekirde tahılların bir kısmı azaltılarak o ağırlığı sürdürecek şekilde kalori ayarlaması yapılmalıdır.”
KİLO KONTROLÜ İÇİN ALTIN ÖNERİLER
Sağlık Bakanlığı, kilolu kişilerin zayıflamasının yararlı olacağını, ancak hızlı kilo vermenin sağlığı bozabileceğini kaydetti. Hızlı kilo verme riskinin şişmanlığın oluşturduğu risklerden daha fazla olduğunu ifade eden bakanlık, “Her kişi için verilebilecek en fazla kilo, o kişinin fazla kilosuna, yaşına ve yaşam şekline göre farklılık gösterir. Haftada yarım, en fazla bir kilo ağırlık kaybı hedeflenmelidir. Yavaş verilen kilolar daha kalıcı olur, hızlı verilen kilolar hızla geri alınır. Amaç hızlı ve çok kilo vermek değil, sağlığımızı bozmadan zayıflamak olmalıdır” açıklaması yaptı.
Sağlık Bakanlığı, sağlıklı kilo kontrolünde dikkat edilmesi gereken konuları ise şöyle sıralıyor:
* Boya uygun ağırlık hedeflenmeli, ideal olanlar kilo almaktan kaçınmalıdır.
* Şişman olanlar önce fazla ağırlık artışını önlemeli, daha sonra sağlıklarını korumak için ağırlık kaybedilmesini hedeflemelidir.
* Az yağ eklenmiş sebze, yağsız beyaz et, kuru baklagiller, yağı azaltılmış süt-yoğurt, meyve ve tam tahıl ürünleri tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanılmalıdır.
*Düzenli olarak fiziksel aktivite yapılmalıdır.
- Alınan enerjiyle tüketilen enerji miktarı dengelenmelidir.
- Günde en az 3 öğün düzenli yemek yenilmeli, öğün atlanmamalı, öğünlerde enerjisi yüksek hamur işleri, tatlılar, yağlı çerezler tüketilmemelidir.
- Bol su ve şekersiz bitkisel çaylar tercih edilmelidir.
Saglınız İcin dikkat ediniz…!!!!!
Site ici Arama : zayıflama bitki çayı, beşi bir yerde bitki çayı, flora bitki çayı, hamilelikte bitki çayı, melisa bitki çayı, rezene bitki çayı, zayıflatan bitki çayı,
Bilinçsiz zayıflamayın
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Kulaktan dolma, reklamlarda gördüğünüz yöntemlerle kilo vermeye çalışırken dikkat! Zayıflayayım derken, iyice şişmanlayabilir, sağlığınızdan olabilirsiniz. Dünyada ve Türkiye de son yıllarda sağlıklı bir vücuda sahip olabilmek için harcanan zaman, efor ve maddi olanaklara bakıldığında, şişmanlık konusunda çok fazla bir mesafe katedilmediği görülebilmektedir.
Şişman insanlar vücutlarında bulunan yağlardan kurtulmak için sihirli ilaçlar, metotlar aramakta, görsel, yazılı basından gördüğü reklamlarla bu yöntemleri uygulamaktadır. Şişmanlıktan kurtulmak için uygulanan bu yöntemler şöyle sıralanabilir:
1 – İlaç tedavileri
2 – Naylon eşofman
3 – Bölgesel egzersizler
4 – Elektrik stimulasyonu veren cihazlar
5 – Düşük kalorili diyetler
6 – Diuretik maddeler içeren gıda maddeleri (sıvı kaybı sağlayan)
7 – Tek tip gıda maddeleriyle beslenme.
Aslında bu yöntemlerin hepsi kilo vermenizi sağlamaktadır, ama birinci ve önemli amaç, vücuttaki yağ oranımızı dengelemek, yani vücutta bulunan yağ kitlesinden sağlıklı biçimde kurtulmaktır.
Yukarıda sayılan yöntemlerle istediğiniz kiloya inebilseniz dahi, vücudunuzun istediğiniz görüntüye ve sağlığa kavuşmasını sağlayamayabilirsiniz. Eskiden yağlı ama yine de sert kol ve bacaklarınız ölçü olarak biraz daha incelse de, vücudunuz o eski sertliğini yitirebilir, kas kitlesi azalacağı için uzuvlarınız yağların iyice belirginleştiği bir şekilde ortaya çıkabilir.
Bu yöntemlerle kilo veren insanlar daha sonra alacakları kilolarla vücutlarındaki yağ oranını daha da artıracak, böylece sağlığını iki misli tehlikeye sokmuş olacaktır. Kısacası bilinçsizce uygulanan bu geçici yöntemlerle, vücudumuz için çok gerekli kas kitlelerini kaybetme riski büyüktür. Kaslar yağları yakan fabrikalar olduğundan, amacın kas kütlesi yitirilmeden yağ kitlesinden kurtulmak olduğu unutulmamalıdır.
Şişmanlıktan kurtulmak için uyguladığınız katı diyetler ve uzun yürüyüşlerle, vücutta yakacağınız yağ sınırlı olacaktır.
Yağ yakmak için, metabolizmanın sağlıklı ve düzenli çalışmasını sağlayacak gıda maddelerinin dengeli olarak alınmasının yanında, kas – yağ oranına göre vücudu çalıştırma sistemi belirlenmeli, set ve tekrar sayıları kişinin fiziki ve fizyolojik yapısı gözönünde bulundurularak hazırlanmalıdır.
Kas çalışmalarının yanında mutlaka yürüme, koşma, bisiklet ve kürek çekme gibi aktivitelerden biri seçilerek, yaşa göre hesaplanacak nabız sayısında egzersiz yapılmalıdır. Ağırlık çalışmaları yapılmaksızın diyetle birlikte uygulanan uzun süreli yürüyüş, koşu vs. gibi aktiviteler ise, kas kitlesini küçültecek, böylece hem görüntü hem sağlık olarak bazal metabolizmayı olumsuz etkileyecektir. Bundan kurtulmak için ağırlık çalışmaları, yürüyüş, koşu, bisiklet türündeki çalışmalar, doğru beslenme programıyla birlikte yürütülmelidir. Bazal metabolizma vücuttaki kas kitlesinin azalıp çoğalmasına göre hızlanmakta veya azalmaktadır. Şişmanlık tedavisi için uygulanacak egzersiz programları bireye özgü hazırlanmalı, grup egzersizlerinde her katılımcının kendine özgü kilo, yağ oranı, cinsiyet, yaş, egzersiz yapıp yapmadığı, kondüsyon durumu, beslenme alışkanlığı gözönünde bulundurulamalıdır.
Site ici arama : Bilinçsiz diyet sonucları, Bilinçsiz diyet zaraları, Bilinçsiz diyetler, Bilinçsiz zayıflama sonucları, Bilinçsiz zayıflama yapmak, Bilinçsiz diet,
Beslenme alışkanlıkları ve kilo verme
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Ne yediğiniz ve nasıl yediğiniz yalnızca vücut yağı oranınızı değil, genel sağlık durumunuzu da etkiler. Beslenme ile ilgili ihtiyaçlarınız, sağlık ve egzersizle ilgili hedeflerinize bağlı olarak değişir. Aynı zamanda, sağlıkla ilgili belirgin hedefleriniz olmasa bile, egzersizlerinizle ilgili genel beslenme hakkında bilgi edinmenizin önemi son derece açıktır. Beslenme alışkanlıklarınızda yapacağınız çok ufak değişikliklerin, beslenmenizi çok daha sağlıklı bir hale getireceğini bilmek sizi çok memnun edecektir. Bu konu ile ilgili doktorunuz veya diyetisyeninizle zaman zaman görüşmenizde fayda vardır.
Kilo verme gayretleri içinde olurken;
Daha sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olmak için şu yanlış görüşleri hiç dikkate almamalısınız: · Yağ kasa veya kas yağa dönüşebilir! Görüşleri yanlıştır. Yağ bir maddedir, kas ise bir dokudur, birbirlerine kati sürette dönüştürülemezler. · Eğer tartıda kilonuz çok çıkıyorsa şişmansınız! Görüşü de yanlıştır. Kas tahmini yaklaşık olarak yağ’dan %75 oranında daha ağırdır. Bir başka değişle; “Vücudunuzdaki yağ oranını arttırmadan kilonuzu arttırabilirsiniz” ve hatta vücudunuzdaki yağ oranınızı azaltırken, kilonuzu arttırabilirsiniz. · Kendinizi tartmak, şişman olup olmadığınızı anlamak ve vücunuzdaki yağ oranının yüksekliğini kontrol etmenin en iyi yolu tartılmaktır! Görüşü de sizi yanıltan bir husustur. Giysilerinizin üzerinizde nasıl durduğunu kontrol etmek daha akıllıcadır. Böylece vücut yağını kaybedip kaybetmediğinizi daha iyi anlarsınız.
Bütün kilo verme çabalarında belirttiğimiz şu iki ana konuyu dikkate alıp, tüm yaşam şeklinizi değiştirirseniz, yaşam boyu sağlıklı ve zinde olarak kalabilirsiniz.
Bu iki ana konu:
1. Dengeli beslenme – Yeme alışkanlıklarını değiştirmek ve kalori alımını sınırlamak
2. Düzenli egzersiz.
Bu iki faktörün beraberce düzenlenmesi ile birlikte hem yaşam tarzı hem de vücudun istenen ağırlıkta kalması konusunda en önemli adımı atmış olursunuz. Ancak, beslenme ve egzersizler, yine uzman kişiler, doktor ve diyetisyenler tarafından belirlenmelidir.
Bu iki faktörü uyguladığınız takdirde, vücudunuzun yağ oranı azalacak ve kas oranı artacaktır. Sizi formda, estetik ve güzel gösterecek olan ise kaslarınızın gelişmiş ve sağlıklı görüntüsü olacaktır.
Site ici Arama : hamilelik beslenme, beslenme, saglikli beslenme, çocuklarda beslenme, beslenme nedir, doğal beslenme, günlük beslenme, beslenme listesi, doğru beslenme,beslenme resimleri
Aşırı spor ve diyet kısırlık sebebi
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
AŞIRI SPOR VE DİYET KISIRLIK SEBEBİ
Kadınların uyguladıkları ağır diyet ve spor programlarının kısırlığa yol açabileceği belirtildi.
Kadınların son yıllarda uyguladıkları ağır diyet ve sporla bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdikleri için hamile kalmakta zorlandıklarını belirten uzmanlar, kısırlığın gelecek yıllarda 2 katına çıkacağının tahmin edildiğini kaydediyor.
Hacettepe Üni. Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yaralı, A muhabirine yaptığı açıklamada, aşırı zayıflığın da aşırı şişmanlıkta olduğu gibi kısırlığa yol açabileceğini belirterek, kadınları, spor ve diyet yaparken aşırıya kaçmamaları konusunda uyardı.
Kadınların, son senelerde uyguladığı ağır diyet ve spor programlarının bünyelerindeki yağ oranını tükenmeye yakın hale getirdiğini söyleyen Yaralı, bunun hormonları olumsuz yönde etkilediğini ve adet düzensizliklerine yol açtığını söyledi.
Site ici Arama : Aşırı spor zararları,Aşırı spor tehlikeleri, Aşırı spor nedir, Aşırı spor yol acan, Aşırı diyet zararları, Aşırı diyet sorunları, Aşırı diyet nedir,kısırlık sebebi , kısırlık sebepleri,
Açlık karşısında dayanmak
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
AÇLIK KARŞISINDA NASIL DAYANIKLI OLUNABİLİR Özelikle diyete başladığınız zaman, tatlı gıdalara karşı duyulan özlemi bilirsiniz, insanda olağanüstü bir istek uyandırır. Bu isteği bastırmak için size beş öneride bulunacağım:
-Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.
- Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.
-Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.Harcadınız bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır.
- Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma durumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.
· Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.
Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır.
Site ici Arama : açlık sorunu, açlık nedir, açlığa dayanma yolları, açlığa dayanabilme cozumleri, Açlık karşısında çareler, Açlık karşısında sıkı durmak,
İştahınızı kesecek besinler öneriler
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
Kullandımız bazı besin maddeleri iştahınızı kapatarak acıkmayı geciktiriyor. Özellikle iştah kapatıcı etkisi olduğu kanıtlanan 40 özel besini rejim yapmadan zayıflamak için denemenizi öneriyoruz. Bu besinlerin vücut üzerindeki etkileri, içeriklerindeki bazı maddeler ve görevleri şöyle sıralanıyor…
Karbonhidratlar
Karbonhidratlar kepek, buğday gibi tahıl ürünlerinde, sebze ve meyvelerde bulunur. İçeriğindeki lifler, sindirim sistemini harekete geçirir. Ayrıca karbonhidratlar insanı tok tutarak açlık hissini engeller.
Triptofan
Proteinlerin büyük bir bölümünde bulunan bir çeşit aminoasittir. Triptofan, vücutta serotoninin oluşmasında ve hücrelere taşınmasında önemli bir görev alır. Serotonin ise iştah hissini azaltır. Özellikle muz, avokado, yulaf ve peynirde bulunur.
Krom
Bu oligoelement, vücutta insülin dengesini korur. Bu denge kan şekerinin düşmemesi veya azalmaması açısından çok önemlidir. Kan şekerinin düşmesi açlığa yol açar. Krom ihtiyacınızı karşılamak için fındık, ceviz gibi kabuklu yemişler ve tahıl ürünleri yiyebiliriz.
Albümin
Bir tür taşıyıcı proteindir. Can sıkıntısını giderir ve iştahı kapatır. Bu protein, triptofanı oluşturarak beyine taşır ve serotonin üretimini artırır. Bezelye, fıstık ve fasulyede bulunur.
Früktoz
Meyvelerden elde edilen doğal şekerdir. Früktoz kan şekeri dengesini kesinlikle etkilemez Ayrıca yemek sonrası tatlı ihtiyacı duymanızı engeller. Çilek ve bal früktozun ana kaynağıdır.
İyot Tiroit hormonlarının yapımı için gereklidir. Açlık duygusunun gelişmesini engeller. Balık, iyotlu tuz ve soğanda bulunur.
İştahınızı Kesecek Öneriler
1. Karnıbaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan sizi uzun süre tok tutar.
2. Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Bu sebzenin kalorisi yok denilecek kadar az ve oldukça tok tutucudur.
3. Tatlı olarak 250 gr. mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve früktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
4. Albümin iştahı kapatır. Bir porsiyon yeşil fasulyeyi 20 dakika suda haşlayıp sirke, karabiber ve biraz da tuzla tatlandırın. İsterseniz yağsız krema da katabilirsiniz.
5. 200 gr. ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. içine 100 gr. kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur. Ayrıca selülit oluşumunu da engeller.
6. Kendinize yeşil salata, uskumru balığı, kivi ve portakaldan oluşan bir ziyafet hazırlayın. Balığın içeriğinde ki iyot, tiroit bezinin işlevlerini hızlandırdığından açlık hissi giderilir.
7. Öğünler arası acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Çünkü bir kuru erikte 8 kalori var.
8. Hafta da iki yumurta yiyin. Çünkü yumurta da bol miktarda triptofan var. Bu da neşenizin yerine gelmesini sağlar.
9. Enerjisiz kalmamanız için 1 demet maydanozu blenderden geçirip sebze suyuyla karıştırın. İçine bir iki damla acı biber sosu ekleyin ve bunu bir güzel için. Bu içeceğin içindeki C vitamini ve bitkisel maddeler yağ yıkımını kolaylaştırır.
10. Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki değerli lifler hem doyurucu hem de bağırsakları çalıştırıcı etki gösterir.
11. Yağsız kaşarı ince ince dilimleyin ve siyah zeytin ile süsleyin. Üzerine bir yemek kaşığı sirke dökün. Bu, birkaç saat için açlığınızı giderecektir.
12. Karaciğerlerinizi çalıştırmak için 10 adet enginar kökünü, içine 1 doğranmış soğan, karabiber tanesi ve yarım limon katılmış suda haşlayın. Daha sonra 1 çay kaşığı bal, iki sap kekik ve biraz limon suyunu kaynatın. Enginar köklerini süzün ve hazırlamış olduğunuz karışımın içinde biraz pişirip çıkarın.
13. Bol bol böğürtlen yiyin. Böğürtlen sizi hem neşelendirir hem de tok tutar. Kan şekerinizin yükseleceğinden korkmayın. Çünkü böğürtlenin içeriğindeki doğal şekerler kan şekerini hiçbir şekilde etkilemez.
14. Kahvaltıda armut yiyin. Armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma birazda yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki früktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.
15. Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.
16. Kendinize kırmızı portakal ve 50 gr. ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr. yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın. Hem enfeksiyonlara karşı korunun hem de midenizi doyurun.
17. Günde üç kez meyve suyu için. Meyve suyunun içine koyacağınız soda, magnezyum ihtiyacınızı karşılayacak ve açlığınızı giderecektir.
18. Bezelyenin içeriğinde bulunan albümin, iştahınızı kapatmak için iyi bir besindir.bu nedenle sık sık bezelye çorbası için.
19. Pirinç sindirimi ağır olan ve bol su içeren bir besin maddesidir. Pirinci istediğiniz sıklıkta yiyebilirsiniz. Ancak pilav yaparken fazla yağ kullanmamaya özen gösterin.
20. Ara sıra ceviz yiyin. Cevizin içeriğinde bolca triptofan var. Unutmayın, bu madde serotonin salgısını arttırıyor ve açlık hissetmenizi engelliyor. 100gr. cevizde 590 kalori var, bu yüzden 5 – 6 ceviz yemeniz yeterli.
21. Akşam yemeğinizde 100 gr. tavuk filetosunu ızgarada kızartıp limonla tatlandırın. Bu, yağ yakımını hızlandırır. Ayrıca içeriğindeki triptofan açlık hissini giderir.ve metabolizmayı hızlandırır.
22. Patatesleri haşlayın ve dilimleyin. Biraz zeytinyağı, rendelenmiş parmesan peyniri, dereotu ve karabiberle tatlandırın.. Patates B1, B2 vitaminleri ve protein açısından zengin bir besindir. Ayrıca içeriğinde doyurucu lifler de bulunur. Bu nedenle patatesleri kabuklarıyla birlikte haşlayın. Böylece içeriğinde ki maddeler zarar görmez.
23. Haftada iki kez morina balığı yiyin. Yanına da haşlanmış patates, havuç, bezelye ve brokoli gibi zengin sebzelerden oluşan bir garnitür hazırlayın.
24. 250 gr. yer almasını haşlayın ve püre haline getirin. 150 gr. sebze suyuyla karıştırın ve tekrar pişirin. Tuz ve karabiberle tatlandırın. Yer elmasında bulunan früktoz hem açlığınızı giderecek hem de kan şekerini dengeleyecektir.
25. Kendinize domates sosu hazırlayın. Domateslerin kabuklarını soymadan yıkayın ve bütün bütün haşlayın. İçine çeşitli baharatlar katın ve bu karışımı süzgeçten geçirin. domates kabuklarının sindirimi zordur ve içeriğinde değerli lifler bulunur.
26. Muzu, 100 ml. kefir ya da yağsız yoğurtla püre haline getirin. Früktoz içeren bu mükemmel içecek ara öğünler için idealdir.
27. Ara sıra kereviz yiyin. Bu bitki sade olduğu gibi yağsız yoğurt, 1 tutam köri, 2 yemek kaşığı kremadan oluşan bir karışımla da yenilebilir. Midenizi karbonhidratla dolduran kerevizi nasıl yiyeceğiniz tamamen sizin zevkinize kalmış!
28. İyot size canlılık verir ve iştahınızı kapatır. İyot içeren karidesleri şişte ızgara yapın ya biraz mısır yağıyla tavada kızartın. Yanına haşlanmış makarna hazırlayın. Taze fesleğen ve kişniş otuyla servis yapın.
29. Kahvaltıda çavdar ekmeği yiyin. Üzerine yağsız krem peynir sürebilir ve haşlanmış dil yiyebilirsiniz.
30. Fıstıklar eşsiz bir albümin madenidir. İştahı azaltır ve keyfinizi arttırır. Gündüzleri bir avuç dolusu tuzsuz fıstık yiyin. Size özellikle kabuklu fıstık tüketmenizi öneriyoruz. Kabuklarla uğraşmak sizi bir süre meşgul edecektir.
31. Yarım avokadoyu limon suyuyla ıslatın. 30 gr. somon balığını haşlayın ve dilimleyin. Üzerine dereotu serpiştirin. Kolayca hazmedilen yağ asitleri ve C vitamini size açlığınızı birkaç saat için unutturacaktır.
32. Bir kutu yağsız labne peynirini 50 gr. rendelenmiş turp ve bir demet maydanoz ile karıştırın. Acıkmaya başladığınızı hissettiğinizde 1 dilim kepek ekmeğine bu karşımdan sürün.
33. Üç yemek kaşığı ufalanmış cevizi yağsız yoğurtla karıştırın. Bu karışımın içeriğindeki aminoasitler, iştahı kapatan hormonların üretimini arttırın.
34. 450 gr. mantarı ve 3 adet taze soğanı dilimleyin. Bunları bir yemek kaşığı ayçiçek yağında 5 dakika hafifçe kızartın. Karabiberle iyice tatlandırın. İçeriğindeki krom size tokluk hissi verecektir.
35. Soğan bol miktarda iyot içeriri. Bu nedenle mutlaka her öğünde yer almalıdır. İyot, tiroit bezi yoluyla açlık hissini giderir.
36. 200 gr. yeşil fasulyeyi 250 gr. sebze suyuyla 20 dakika haşladıktan sonra çıkarın. Doğranmış soğan, maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı ve sirke ile hazırladığınız sosu yeşil fasulyenin üzerine dökün ve salata niyetine yiyin. Tritofan içeren bu yiyecek, beyindeki açlık hissini anında giderir.
37. Kendinize pırasa salatası hazırlayın. 2 sap pırasayı dilimleyin ve 5 dakika haşlayın. 40 gr. kaşarı ve bir armudu küp şeklinde doğrayın. 125 gr. yağsız yoğurt ve karabiberle karıştırın. Bu salatanın içeriğindeki lifler, kalsiyum ve bitkisel maddeler mideyi doldurur ve rahatlatır.
38. İstediğiniz kadar kuşkonmazı tuzlu suda haşlayın. Kuşkonmazı, incecik kıyılmış bir demet maydanoz, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, doğranmış soğanla karıştırın ve karabiberle tatlandırın. Kuşkonmazın içeriğindeki aminoasitler, beynin gönderdiği açlık sinyallerini azaltır ve iştahı kapatır.
39. Bir adet muz, iki küçük elma ve ayçekirdeğinden oluşan bir meyve salatası hazırlayın. Muzu ve elmayı dilimleyin. İçine bir çay kaşığı bal ve ayçekirdeği katın. Salatayı limon suyuyla tatlandırın. Bu salata bağırsaklarınız güçlendirecektir.
40. Kuru kayısıları incecik doğrayın ve sıcak suda birkaç dakika bekletin. Bunları haşlanmış pirinçle karıştırın. İçine limon suyu ve nane ekleyin. Kayısının içindeki doğal şeker tatlı gereksiniminizi karşılamak için yeterlidir.
41. Yiyeceklerinizi küçük tabaklara hazırlayın ve yemeklerinizin altına salata yaprağı koyun. Böylece ufak porsiyonlar da iştahınızı doyurmanız için yeterli olacaktır. Gözler yoluyla beyinde “Tabakta yeterince yiyecek var” mesajını alacaktır.
42. Kendinizi pozitif duygulara adapte etmeniz için günde iki kez aynanın karşısına geçin ve “Ben kendimi şartsız seviyorum” deyin. Bunu 3 hafta süresince tekrarlayın.
43. Öğünlerden önce bir bardak limonlu soda için. Bu, midenizi şişirir ve vücuttaki zararlı maddelerin dışarı atılmasını sağlar.
44. Açlık hissettiğinizde hemen bir işle meşgul olun. Böylece aklınız aç olduğunuz fikrinden uzaklaşacaktır. Yaptığınız işten keyif almaya bakın. Canınız pasta ya da çikolata çektiğinde 20 dakika bekleyin. Bu süre içinde mutlaka aklınız başka düşüncelere yönelecektir.
Site ici Arama : iştah azaltıcı, iştah kesen meyveler, iştah kesiciler, iştah kapatmak, iştah kapatıcılar, iştah kapatıcı, iştah kapatmak için, bitkisel iştah kesiciler, iştah kesen bitki çayları, iştah kapatıcı ilaçlar, iştah kapatan ilaçlar, iştah kesen gıdalar, iştah kapatıcı bitkiler,
İştahla savaşmanın 5 yolu
12 Şubat 2010 Yazan admin
Kategori Diyete Başlarken
1. Daha uzun süre çiğneyin:
Yiyecekleri uzun bir süre çiğnedikten sonra yutmak, yani beyinin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına gelir. Üstelik tat alma duyusu da daha fazla tatmin edilir. Böylece doyduğunuzu anlamızla yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da cabası.
2. Güç harcayarak egzersiz:
Egzersizleriniz zorlaştıkça vücut ısınız artıyor ve daha fazla kalori yakmaya başlıyorsunuz. Bu durumda egzersizi takip eden bir kaç saat boyunca iştahınızın bastırılmasına neden oluyor. Böyle bir durumda, normal öğün saatinden bir kaç saat önce egzersiz yapmak başlamak en mantıklısı. Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapalı olacaktır. Ama asla öğün atlama hatasına düşmeyin. Herhalukarda vücudunuz güçsüz düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız.
3. Tat alma duyunuzu tatmin edin:
Yapılan araştırmalara göre değişik tatlarla bu duyuyu tatmin etmek, daha az miktarla yetinebilmemizi sağlıyor. Sürekli aynı yemeği yemek ise, özellikle de tadı hoşunuza gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmanızın kendini iptal etmesine neden oluyor. Bu yüzden de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Bu durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz.
4. Atıştırma krizlerini engelleyin:
Örnegin gün içinde sık ve az öğünler yemek, iştahınızın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu. Belki yine arada birşeyler atıştırmak isteyebilirsiniz ama sizi doyuracak miktarla çok az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin. Çünkü bu besin türü sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli bir tokluk hissi sağlıyor.
5. Daha fazla su için:
Su içmek kendinizi tok hissetmenize yardımcı olduğu için önemli Ayrıca vücudunuz susuz kaldığında çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderiyor. Bolca su içmek bedeninizin su istediği zamanlarda yemeğe yönelmenizi de önler.
Site ici Arama : İştah kesmek, İştah durdurmak, İştah kesici cozumler, İştahla savaşma yolları, İştah durdurmak, İştah durdurma nedir?











